Beyaz Zambaklar Ülkesinde: Grigory Petrov

Kurgusal olarak yazılmış bir romandan daha çok ders verir tarzda olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı yazıldığı dönemde Türkiye’de büyük bir ilgi görmüştür. Kitap okunduğunda insanların sorgulamasına neden olan ve okudukça yaşanılan ülkeyi, insanları ve daha da ziyade kendinizi yeniden ele alma gereği hissediyorsunuz.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Kitabına Kısa Bir Bakış

Büyük bölümü bataklık ve kayalıklardan ibaret olan Finlandiya’nın zengin, fakir, yaşlı, genç, köylü ya da şehirli demeden tüm insanların el birliği ile kendi ülkelerini nasıl kalkındırdıklarını anlatan bir eserdir. Grigory Petrov eserde baş karakter olarak Snelman’ın ağzından bir anlatım gerçekleştiriyor ve kitap farklı  bölümlerden oluşuyor. Finlandiya halkı 1811 tarihine kadar İsveç devletinin hakimiyeti altında bulunuyordu. Bütün iktidar, memur kesimi, aydınlar, doktorlar, subaylar tamamen İsveç halkından olan insanlardır. Bu insanlar Finlandiya’nın yerel halkına yüksekten bakıyor ve bu durum da Finlandiya halkının kültürel gelişimine büyük bir olumsuz etki yapıyordu. 19. yüzyıla gelindiğinde tüm kültürel yetenekleri yalnızca okuma ve yazmadan ibaretti. 1808 yılına gelindiğinde Rus Çarı, Finlandiya’nın yarısını ele geçirir ve tüm haklarının aynı kalacağına dair bir söz verir. Bu zamandan sonra da Fin halkının kültürünün gelişmesi için de en büyük görevi Johan Wilhelm Snelman üstlenir.

Finlandiya’da Yeni Bir Dönemin Başlangıcı

Snelman, Finlandiya’nın gelişmesi için büyük bir seferberlik ilan etmişti. İşe önce aydınlarla ve kendini az da olsa geliştirmiş olan insanlarla başladı. Onlara aydın olan insanların halka yüksekten bakmaması gerektiğini aksine onlara her konuda yol göstermeleri gerektiğini anlattı. Daha sonra öğretmenler ile görüştü. İşlerini daha iyi yapmaları için daha fazla çalışmaları için onları motive etti. Bu süreçte Snelman en önemli insanlar olarak din adamlarını görüyordu. Çünkü dinsiz bir halkın hiçbir kutsal değeri olmayacağının bilincinde olan bir aydındı. Din adamlarını da kendi yanına aldıktan sonra Finlandiya’da köklü değişimler yaşanmaya başlandı. Siyasi alanda yeni bir anayasa yapıldı, orduda büyük değişimlere ortam hazırlandı. Tüm bu çalışmalar sonucunda ise küçük bir ülke olan Finlandiya için büyük adımların atılmasına çaba gösterildi. Okunması gereken eserler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir